Bir de anne olduktan sonra, özellikle İstanbul’da, eski hayatının – bir kafede mola vermek gibi - alışkanlıklarını, çocuğunla birlikteyken sürdürme seçeneğinin olmadığını fark ettim.

Aslında özellikle anne olduktan sonra bu tip molaları vermek ne kadar gerekli oluyor.

 

Mesela Boğaz’da bebek arabası ile yürüyüş yaptıktan veya çocuk parkında eğlendikten sonra, çocuğumun ihtiyaçlarını karşılayacak ama aynı zamanda iyi bir kahve ve sağlıklı bir yemek sunacak bir yer olsa ne kadar iyi olur diye az düşünmedim. Burada ihtiyaç benim için bir alt değiştirme masası ve bir bebek sandalyesinden öte bir anlayış. Ayrıca soğuk ve yağışlı havalarda çocuk parkları ıslakken, evde kalmak veya gereksiz kalabalık  AVM dışında bir seçeneğin olmaması da zorlayıcı. 

 

Dolayısıyla Fotini’nin keyfini ebeveynler ve çocuklar birlikte sürebilsin diye, bazı ufak eklemelerde bulundum. Çocuk odasında süpermarket, tahta oyuncaklar, boyalar ve çocuk kitapları bulunmaktadır.

En büyük özelliği odanın ve eşyaların hijyenik ve güvenli olmasıdır. 

 

Çocuklarıyla gelenler Fotini’de kahvelerini yudumlarken veya ev yemeklerinin tadına bakarken, çocuklara sıkılmadan gönül rahatlığıyla oynayacakları huzurlu bir ortam sunmaktadır. 

Haftasonu çocuk bakıcı ile serpme kahvaltı, öğlen yemeği, her ayın ilk Cumartesi çocuk bakıcı ile rakı sofrası vs....

Bazı konular ancak anne veya baba olduktan sonra anlayabiliyoruz, demi?